Antik Mısır Kraliçesi Kleopatra Kimdir, Hayatı ve Ölümü

Antik Mısır Kraliçesi Kleopatra Kimdir, Hayatı ve Ölümü

Antik Mısır tarihinde, unutulmaz bir figür olan Kleopatra, güzellik, zeka ve siyasi becerileriyle bilinen efsanevi bir kraliçedir. İsmi, dünya tarihindeki en güçlü liderlerden biri olarak anılmaktadır. İşte Antik Mısır'ın son kraliçesi Kleopatra'nın hayatına dair detaylı bir bakış.

 

Kleopatra’nın Gençlik Yılları, Ailesi ve Hayatı

Kleopatra, M.Ö. 69 yılında Antik Mısır’ın İskenderiye şehrinde Firavun 12. Ptolemaios’un kızı olarak dünyaya gelmiştir. Mensup olduğu Ptolemaious Hanedanlığı Helen kökenlidir ve soyu Büyük İskender’in Makedonyalı generali Ptolemaious Soter’e kadar uzanmaktadır. Kleopatra doğduğunda ailesi 300 yıldır Mısır’ı yönetmekteydi. 

Kleopatra kökeni nedeniyle açık tenli ve çok güzel bir yüz hattına sahiptir, bu nedenle bulunduğu coğrafyada dillere destan bir güzelliği vardır. Fakat onu bu kadar efsane yapan şey sadece güzelliği değil aynı zamanda eğitimi ve kıvrak bir zekâya sahip olmasıdır.

Kleopatra doğduğu andan itibaren çok iyi bir eğitim aldı ve ailesinin hiçbir ferdi Mısır dilini öğrenmeye tenezzül etmemesine rağmen o Antik Mısır dili de dahil dokuz dil bilmekteydi. Bu nedenle halk arasına karışabiliyor, onların sorunlarıyla yakından ilgilenerek herkesi kendine hayran bırakıyordu. Aynı zamanda siyasete ve devlet yönetimine de yakından ilgiliydi. Bu nedenle küçükken babası, Mısır’da olmadığı zamanlarda onu pek çok kez yerine vekili olarak bırakmıştır.

Kleopatra 18 yaşına geldiğinde babası 12. Ptolemaious vefat etti ve vasiyet olarak Kleopatra’nın 10 yaşındaki kardeşi  13. Ptolemaious ile evlenmesini ve ülkeyi beraber yönetmesini emretti. Zaten aile gelenekleri de bu şekildeydi. Soylarının bozulmaması için Mısırlılarla değil kendi soyundan olanlarla evleniyorlardı.

Kleopatra kardeşiyle evlenerek bir müddet Mısır’ı yönetmeye başladı ama ilerleyen zamanlarda kardeşiyle arasında bir takım sorunlar ortaya çıktı. Bu nedenle kardeşi ve kardeşinin danışmanları onu Suriye’ye sürgüne gönderdi. Fakat Kleopatra bu şekil bir sürgün hayatını kabul etmeyecek ve tahttan asla vazgeçmeyecekti. Karakteri buna uygun değildi.

 

Kleopatra’nın Tahta Geçişi ve Roma İlişkileri

Kleopatra kısa bir süre sonra kendisine destek veren kişilerden bir ordu oluşturdu ve kardeşinin üzerine harekete geçmeyi düşündü. Fakat henüz bunu gerçekleştirebilecek sayıda adama sahip değildi. Başka bir yol bulmalıydı. Bu sırada Roma İmparatoru Jul Sezar’ın Mısır’a ziyarete gelecek olmasını fırsat bildi. Onunla görüşürse, onu etkileyebilir ve ondan yardım alabilirdi. Fakat kardeşinin ve adamlarının buna izin vermeyeceğinin de farkındaydı.

Aklını ve cesaretini kullanan Kleopatra, kendini bir halının içine sardırarak, Sicilyalı kölesi Apollo Dores’e, halıyı Jul Sezar’a hediye etmesini söyledi. Köle onun bu planını başarılı bir şekilde yerine getirdi. Roma imparatoru kendisine hediye edilen bu halıyı kabul ettiğinde içinden Mısır Kraliçesinin çıktığını görünce çok şaşırdı. Kleopatra aklı ve güzelliği ile onu kendisine hemen âşık etti.

 

Jul Sezar  ve Kleopatra İlişkisi

Böylece Roma’nın en sansasyonel aşklarından biri doğdu. Aslında bu olay gerçekleştiğinde Jul Sezar ile Kleopatra arasında en az 30 yaş farkı vardı ama Kleopatra erkek avcısı olması ve keskin zekâsıyla hareket ederek Sezar’ı kendine bağladı.
Kısa süre sonra ordusunu, Sezar’ın ordusuyla birleştirerek kardeşinin üzerine yürüdü ve 13. Ptolemaios’u mağlup edip, öldürerek Mısır’ın yönetimini ele geçirdi.

Tek başına tahta çıkan Kleopatra Mısır geleneklerine aykırı davranmak istemiyordu, bu nedenle en küçük kardeşi olan 14. Ptolemaious ile evlenerek tahtı bu şekilde yönetmeye başladı. Fakat bu onun için sembolik bir evlilikti ve Jul Sezar ile olan ilişkisi devam etmekteydi. Hatta bu ilişkiden Ceasarion (Küçük Sezar) adında bir erkek çocuk dünyaya geldi. Kleopatra bu çocuk vasıtasıyla Roma ile Mısır'ı birleştirerek, bilinen bütün dünyayı yönetme planları yapıyordu. Öyle ki, tahta engel olamaması için bu uğurda kardeşi ve eşi 14. Ptolemaios’u öldürmekten çekinmedi.Fakat tüm bu yaptığı planlar hesapta olmayan bir gelişme nedeniyle suya düşecekti.

İmparator ile Roma’da bulunduğu esnada Roma imparatoru Jul Sezar düşmanları tarafından senatoda aniden bıçaklanarak öldürüldü. Bu durum Kleopatra’nın tüm planlarını boşa çıkarttı ve hemen Mısır'a geri döndü. Planlarını bir süre ertelemek zorundaydı.

Sezar’ın ölümünden sonra Roma ikiye ayrılarak Marcus Antonius ve Octavius arasında ortak olarak yönetilmeye başlandı. İmparatorluğun doğu tarafı Marcus Antonius, batı tarafı ise Octavius tarafından yönetiliyordu. Tabi aralarındaki mücadele devam edecekti.

MÖ 41 yılında Mısır’ı ziyaret eden Marcus Antonius burada Kleopatra ’ya ilk görüşte âşık oldu. Kleopatra bir kez daha erkek avcılığını, kadınlığını ve zekâsını kullanarak onu baştan çıkarmayı başarmıştı. Kleopatra için bu hedeflerine ulaşabileceği en iyi yoldu.

 

Marcus Antonius  ve Kleopatra İlişkisi

Kleopatra ile Marcus Antonius Mısır’da beraber yaşamaya başladı ve Kleopatra onu Roma ile Mısır’ı birleştirerek çok geniş bir coğrafyaya sahip olmaya ikna etti. Bu durum elbette Marcus Antonius için de son derece mantıklıydı. Bu nedenle kısa süre içinde evlendiler.

Fakat Roma senatosu bu durumu kabul etmek istemedi. Hatta Kleopatra’yı, baştan çıkartan kadın ve Roma halkı düşmanı ilan etti. Onların gözünde Kleopatra zehirli bir yılan gibiydi. Marcus Antonius ’un bazı değerli Roma gelirlerini de ona hediye etmesi bardağı taşıran son damla oldu. Artık Kleopatra Roma halkı için son derece tehlikeliydi ve bu kadın öldürülmeliydi.

Bu esnada Batı Roma’yı yöneten Octavius tarafından Doğu Roma’ya savaş açılmıştı. Bu çatışmalar her gün kızışıyordu ve ertesi yıl doruğa ulaştı. İki imparator arasında şiddetli bir savaş başladı. Bu savaşı kaybeden Marcus Antonius oldu ve Kleopatra ile İskenderiye’ye kaçmak zorunda kaldı. 

 

Kleopatra'nın Ölümü

Bu mağlubiyet ile birlikte artık ikisi için de her şeyin sonu gelmişti. Antonius kendi yöntemiyle kılıcını bedenine saplayarak intihar etti. Bu olaydan 12 gün sonra Kleopatra da yaşadığı hayatı özetler şekilde bir yöntem seçti ve M.Ö. 30 yılında zehirli bir yılana kendini ısırtarak intihar etti.

Jul Sezar’dan geriye kalan oğlu Ceasarion ise Octavius’ un eline geçti ve İmparator, bu dünya ya iki Sezar fazla diyerek onu öldürttü.

 

Kültürel ve Tarihsel Mirası

Günümüzde Kleopatra hakkında bilinenler çoğunlukla ondan nefret eden Roma tarihçileri ve Octavius taraftarınca yazılan eserlerdir.
Kleopatra'nın hayatı ve ölümü, sadece antik dönemin değil, aynı zamanda dünya tarihindeki en etkileyici aşk ve ihanet hikayelerinden biri olarak hatırlanmaktadır. Onun yaşamı, sanat, edebiyat ve pop kültüründe birçok esere ilham kaynağı olmuştur.

Antik Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın hayatı, sadece bir liderin hikayesinden çok daha fazlasını içerir. Güçlü bir kadın figürü olarak, hem politik hem de aşk ilişkileriyle tarihte eşsiz bir iz bırakmıştır. Kleopatra'nın hikayesi, onun yaşadığı dönemin karmaşıklığını, güzellik ve zeka ile birleştiren bir portre sunmaktadır. Bugün bile, Kleopatra'nın hayatı ve ölümü, tarih tutkunlarını büyülemeye devam etmektedir.

 

Linkler: Kleopatra’nın Gençlik Yılları, Ailesi ve HayatıKleopatra’nın Tahta Geçişi ve Roma İlişkileriJul Sezar  ve Kleopatra İlişkisiMarcus Antonius  ve Kleopatra İlişkisiKleopatra'nın ÖlümüKültürel ve Tarihsel Mirası


Bu içeriği paylaşmak ister misin?




Hüseyin : Çok güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık.





Bültenimize Katılmak İster misin?

Benzer Konular

Maltepe (Palekanon) Savaşı, Nedenleri, Sonuçları ve Önemi

Maltepe (Palekanon) Savaşı, Nedenleri, Sonuçları ve Önemi

Orhan Bey, Bursa’yı fethettikten sonra bölgedeki gücünü iyiden iyiye artırması Bizans İmparatorluğu’nu ve bölgedeki tekfurları rahatsız ediyordu. Fakat Osmanlı devletinin bu başar... Devamını Oku

Kazıklı Voyvoda Kimdir? Katliamları ve Vahşi Hikayesi

Kazıklı Voyvoda Kimdir? Katliamları ve Vahşi Hikayesi

Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III. Vlad, Eflak Voyvodası olarak görev yapmış bir Osmanlı Eflak prensidir. Tarihteki en acımasız katliamlara imza atan ve hatta vampir hikayelerinin doğuş... Devamını Oku

Dünya Tarihindeki En Önemli Savaşlar

Dünya Tarihindeki En Önemli Savaşlar

Savaşlar, insanlık tarihini derinden etkileyen ve şekillendiren olaylardır. İnsanların toprak, güç, inanç veya kaynaklar için mücadele ettiği bu çatışmalar, sadece bölgesel değil, ... Devamını Oku

Patrona Halil İsyanı Nedir, Nedenleri ve Önemi

Patrona Halil İsyanı Nedir, Nedenleri ve Önemi

Patrona Halil İsyanı, Osmanlı İmparatorluğu'nda 1730 yılında gerçekleşen bir isyandır. İsyan, III. Ahmed'in ölümü ve yerine III. Mustafa'nın tahta geçirilmesiyle başlamıştır. II... Devamını Oku

Marie Curie Kimdir? - Kısaca Hayatı

Marie Curie Kimdir? - Kısaca Hayatı

Marie Curie, bilim dünyasında efsaneleşmiş bir isimdir. Kadınların bilimdeki yerini belirleyen, cesaretlendiren ve bilimin sınırlarını zorlayan bir figür olarak tarihe geçmiştir. Radyo... Devamını Oku